confessions

benden yazar olmaz

Kurucu  · 17 Temmuz 2013 Çarşamba

  1. toplam anlam 25727
  2. takipçi 3
  3. puan 29062

hayatı değiştiren kararlar

benden yazar olmaz
çoğu sabır, irade, nefsi kontrol, kendini terbiye etmek; özetle kendine söz geçirmek ile alakalı kararlardır.

aslında insan doğrusunun ne olduğunu hep bilir. yapacak güç kendinde olduğu halde o gücü içeriden çıkarmak istemez sadece. çıkarmak istemez, zira tembelliğe alışmıştır bünye.

yatırım amaçlı sigara almak

benden yazar olmaz
ne arsa, ne altın, ne ev ne de başka bir şey, türkiye'de yatırım amacı ile yapılabilecek en iyi işlerden birini yapmış olmaktır.

hesaplayan adam edasıyla geçen yıl bu zamanlar 100 bin tl'lik sigara stoklayan bir kişinin elinde şu an 160 bin tl'lik mal vardır. e söyleyin bakalım, var mı böyle bir kar?

resmi kurumlarda çalışan beceriksiz memurlar

benden yazar olmaz
aslı; "beceriksizleştirilen memurlar" olması gereken tanımlama.

ilk atandığım zamanları anımsadım. saçma sapan bir işleyiş görüyorsun... devlet dairesinde kulak adeta tersten tutuluyor. hayret ediyorsun. öyle ya, devlet dairesinde işlerin daha kusursuz olması gerekmez miydi? bir iki şokun ardından daha fazla dayanamayıp soruyorsun; "bunu böyle yapsak daha iyi olmaz mı"... işte bu soru tam bir dönüm noktası... eski memurların yüzünde ilginç bir ifade görüyorsun. ilk başta anlamıyorsun tabi bu ifadenin ne manalara geldiğini. bazen de sana "sen daha aday memursun, sen önce adaylığını hallet" falan diyorlar... zamanla anlıyorsun ki bu tayfa aslında senin söylediklerinin aynısını zamanında dile getirmiş, sana hak veren ancak zamanla yılmış, yıldırılmış, çoluk çocuk aile gideri derken sike sike düzene ayak uydurmuş, askerlikten bozma mantığa adapte olan ve söylediklerinin doğru olduğunu görüp yapacak bir şey yok diyen tayfa. adam zor bela binbir dereden su getirerek adapte olmuş, yıllarını vermiş bu uğurda; sever mi şimdi dünyayı kurtaran adamı?... kimi zaman da fikirlerini beğenmiyor ayakları yapıpı amirlere kendi fikriymiş gibi kakalayanına da denk geliyorsun... zamanla anlıyorsun ki meğer o kulağın tersten tutulması kastenmiş. yollar dolambaçlı olmalıymış ki birileri bundan istifade etmeliymiş; malın tarladan pazara gelene kadar onlarca el değiştirmesi gibi düşün...

boynunu büküyorsun en sonunda, vatan millet sakarya; kamu çıkarı, fazladan yanan bir lambanın devlete verdiği zarar, tüyü bitmemiş yetimin hakkı... her şeyin lafta olduğu ile yüzleşiyorsun... hiçbir şeyin düzelmeyeceğine inanıyorsun... hani eskiden iletişim okumuştun? kamera, fotoğraf makinesi kullanmayı öğrenmiştin? metin yazarlığı yapabiliyordun? öyleyse neden en alakasız adam kurumun fotoğrafçısıydı, neden abuk sabuk tipler müdürün ya da başkanın haberlerini web siteye geçiyordu? e web'ten de anlıyordun az buçuk? e ingilizcen ve bilgisayarın da vardı... neden sen tahsildar olmuştun, enformasyoncu olmuştun? ikili ilişkilerin iyi olmadığı için mi ya da dalkavukluk yapamadığın için mi?... beceri mi kaldı lan? böyle tastamam 7 yıl yaşadığını düşün. beceriksiz olmaz da ne olursun?

sen büyü adam ol daha iyisini yap

benden yazar olmaz
birçok çocuğun babasından duymuş olduğu cümledir.

baba memurdur ya da işçidir. orta sınıf bir ailenin çocuğusunuzdur işte. sağda solda lüks arabalar görüp babanıza "baba neden bizim böyle arabamız yok" diye sorarsınız. zaman akar, bu soruların ardı arkası kesilmez... "baba neden?, neden, neden bizim evimizin ikinci katı yok"... artık baba büyüme vaktinizin geldiğini anlar ve iç geçirerek bu cümleyi sarf eder; "sen büyü, adam ol, daha iyisini yap"...
0 /