askerden yeni gelen kişinin herkese komutanım demesi

benden yazar olmaz
askere gitmeyen kişilerin "şaka" ya da "abartı" olarak algıladığı, gerçekten de yaşanma ihtimali olan hadisedir.

askerlik denilen ve "türkiye'de sosyolojik olarak incelenmesi gerekenler listesi" kapsamında yurdum top 10'una kafadan girebilecek bu olgu ve kurum insanı öylesine tuhaf psikolojik hallere büründürebiliyor ki, teskere alan insana 15 gün ile 1 ay anlayış gösterin notunu ekleyip öyle devam etmek istedim bu yazıya.

şahsen kimseye komutanım demedim ama dürüstçe itiraf etmek gerekirse deyip dememek arasında tuhaf bir gelgit yaşadım. zaten teskeremi aldıktan sonraki ilk 1 ay halen asker psikolojisini birebir yaşıyordum. rüyamda nöbet tuttuğumu ya da komutandan kaçıp arazi olduğumu görüyordum. her sabah yataktan kalktığımda "niye ordu sabah jimnastik hareketleri yok hayatımda, kendi kendime de olsa yapmalıyım" deme noktasına geliyordum mübarek ya da yürürken çakı gibi yürüyordum tören alanında yürür gibi ve hatta bazen hazırola yakın bir pozisyon alıyordum marketten sigara alacağım zaman bile... neyse, zamanla normale dönüyorsunuz tabi, her ne kadar bazı izleri kalsa da, geçiyor bir şekilde.

askerden döndükten 10 gün sonra doktora gittim. doktor bana röntgen çektirmem gerektiğini söyledi. röntgeni çekip geldim. öyle bir psikolojideydim ki sanki "bana 10 gün rapor yazsa da yatak istirahati alıp içtimadan yırtsam" modunda gibi hissettim. oysa askerden daha yeni gelmiştim ne iş vardı ne de güç; annemin yoğun yemek terapilerine maruz kaldığım yediği önünde yemediği arkasında tadında bir yaşantıdaydım. kapıyı çaldım, bir elimde röntgen diğer elim bacaklarıma birleşmişti. hayır ben bir yurttaştım, hastaneye hizmet almak için gelmiştim ve çıkmalıydım artık bu sktiğimin hazırolda durma psikolojisinden ama çıkamıyordum. bildiğin hazıroldaydım lan adamın karşısında. röntgeni uzatırken "buyrun ko kom komm doktor bey" gibi tuhaf bir cümle çıktı ağzımdan. askerde doktorlar da subay ve astsubaydır zaten, belki de ondan oldu bilemiyorum. adam şöyle tuhaf bir şekilde baktı, "sen askerden yeni mi geldin?" dedi. "evet ko kom doktor bey" dedim anlaşılmış olmanın verdiği uyuz bir gerginlikle. ezik gibisin lan orda. içimden "yeter artık soru sorma da bak şu röntgene de defolup gideyim" isyanındaydım çünkü bir türlü çıkamıyordum hastane içinde o halet-i ruhiyeden. yanındaki asistan pis pis sırıtıyordu bana. doktor ne dese beğenirsiniz. "bir şeyin yok aslanım `: bu aslanım çok dikkat çekici bir tonda` şu ilacı al ve 1 hafta dinlen"... yani ben sadece 10 gün dinlenmek için bu eziyeti çektim üzerine "sağ olun kom ko dotor bey" diyerek odadan çıktım mal bir ezik gibi... kendimi sevgilisi tarafından terk edilmiş tiki kız ağlamaklığında hastanenin dışına attım ve derin bir nefes aldım. arkamı son kez dönüp hastaneye tuhaf bir bakış attıktan sonra uzun bir süre uğramadım kamu kurum ve kuruluşlarına.
bu başlıktaki tüm anlamları gör