bir erkekle bir kadının asansörde yalnız kalması

kolibandi
nurettin yıldız'a göre hemen orada sevişmeye başlanacak ortamın hazır olması demektir.

adamın fikri zikri bu. 3 yaşındaki çocuklar, asansörde halvet...hiç bahsetmiyor tecavüze uğrayan kadınlardan, erkeklerden, çocuklardan. hiç bahsetmiyor kadına şiddetten, hak mahrumiyetlerinden, dayaklardan, sopalardan.

durmadan onunla şevişelim, yok bununla sevişelim, şöyle yaparsak sevişmiş oluruz, böyle yaparsak sevişmeye hazır oluruz.

bu ve bunun gibi insanlar islamın güzelliklerinin üzerini örtüp sadece sevişmek ve kadın sömürüsü üzerine kurulu olduğu düşüncesini yaygınlaştırmak için var oluyorlar herhalde.

https://odatv.com/nurettin-yildizdan-asansorde-halvet-fetvasi-18021827.html

el yazısı

kolibandi
eskiden ilkokulda güzel yazı dersinde öğretilmeye çalışılan yazı türüdür.

harfler eğik ve birbiri ile bağlantılıdır.

sonra biz büyüdük öğretmen olduk dediler ki el yazısı zorunludur. dik harfler öğretilmeyecek herkes el yazısı ile yazacak.

dedik ki bu neyin kafası. tamam ilköğretim 1-2-3. sınıflar iyi de öğrenciler 4. sınıftan sonra sınavlara girmeye başlıyor, ayrıca internet, tv, telefon vb. her şey dik harflerle yazılmış yazılarla dolu. yok dedi devlet bu olacak. sınıf öğretmenleri mecbur kaldı. sonra bir dönem bu yazı tipi oldu. galiba 4-5 yıl sürdü bu uygulama ve bir dönemin öğrencileri resmen kıyıma uğradı.

sonra dedi ki meb yok efendim el yazısı zorunlu değil, öğretmenin tercihine bağlı. öğretmenlerin %95 i dik %5 i el yazısı ile eğitim vermeye başladı. aynı okulda iki sınıf farklı yazar hale geldi.

bugün meb bir açıklama daha yaptı. yazı şekli sene başında okuldaki zümre toplantısında alınan kararla belirlenecek. ne olacak şimdi? eğer varsa aynı mahalledeki iki okuldan biri dik, diğeri el yazısı ile yazacak.

yani koca meb çıkıp ta arkadaş eğitim-öğretim... öğrenci gelişim özellikleri.... çağın gereksinimleri... bilimsel ve teknolojik veriler... vb. diyemiyor. şu şekilde yazılacak diyemiyor. ben bunu öğretmene bıraktım diyor. neden böyle diyor? çünkü eğitim işini eğitimcilere değil derneklere, yandaşlara, iktidar şakşakcılarına, cemaatlere, tarikatlara teslim etti-ediyor. bu durumdan kaynaklı çıkacak sorunları da biz mi dedik siz seçtiniz diye öğretmenlerin üzerine atmaya hazırlanıyor.

listedeki yeri bilmem ama bana göre dünya'nın en kötü eğitim sistemlerinden birinde öğretmenlerimiz can çekişiyor. öğrencilerimiz can çekişiyor. ama meb baştan ayağa zarar olan fatih projesini iyileştirme derdi ile öğrenci-öğretmen-eğitim ilişkisini tırpanlamaktan başka bir şey yapmıyor.

hava durumunun psikolojiyi etkilemesi

kolibandi
insanların yaşadığı psikolojik ve fizyolojik durumların atmosfer koşulları ile ilişkisidir.

mesela güneşli, kuş cıvıltılarının olduğu günlerde insanlar (başka sorunları yoksa) genelde neşeli olurlar.

sisli, puslu havalarda ise karamsar ve keyifsiz olurlar.

hatta bir ara intihar vakaları için türkiye'de en çok doğu karadeniz bölümünde yaşandığı söylenirdi. geçen sene bölgeye yaptığım ziyarette bunun nedenini anladım. 2 metre önünüzü göremediğiniz bir sis düşünün. nem o biçim. insan durduk yere bunalım oluyor.

geçen sene günlük güneşlik olan yaylada 2 kadeh üzüm suyu içtik , sazımız, türkülerimiz, mangalımız... keyfimiz yerinde sonra dedik aşağı köye inelim. indik. bir akrabanın kapısının önünde sohbet etmeye başladık. ev ormanın içinde. bakıyorum her taraf sis-pus. biraz ilerden sesler geliyor, birileri bize yaklaşıyor ama adamlar iyice yaklaşana kadar insan mı hayvan mı seçemiyorsun. üzerimdeki tişört sırılsıklam oldu. birkaç saat önce içtiğim üzüm suyundan mıdır nedir midem bulanmaya başladı. bildiğin kötü oldum. karpuzumuzu yedik. iyice bunaldım ve dedim bize müsade. oradan çıktık yarım saat sonra şehre indik. deniz kenarında iki nefes aldım kendime geldim.

yani canlar hava önemli, adamı neşeli de yapıyor bunalım da.

ibrahim kocaoğlu

kolibandi
barış atay'ın sadece diktatör isimli oyununu yasaklarken emek tiyatrosunun çok büyük davranan eski kadıköy ilçe emniyet müdürü.

istanbul emniyet müdürlüğü tarafından yapılan operasyonda " silahlı suç örgütü kurmak-yönetmek- örgüte üye olmak-fuhuşa teşvik, zorlama, yer temin etmek, zorla senet imzalamak suretiyle nitelikli yağma, cinsel saldırı, kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması ......" ifadeleri yazan bir açıklama ile gözaltına alınmıştır.

hobbalaaaaaa.

https://odatv.com/kadikoy-emniyet-muduru-neden-gozaltinda-15021828.html

soy ağacı

kolibandi
kısa soy bilgilerine e devlet üzerinden kolaylıkla ulaşılabilecek etnik bilgi ağacıdır.

ben baktım. 1854 de doğan anne annemin dedesine kadar gidiyor.

o zamandan bu zamana aynı köyde aynı kütükteyim. peki ya biz oraya nereden gelmişiz?

gıda terörü

kolibandi
tuğla tozundan toz biber yapmak,
soya'dan antep fıstığı yapmak,
patatesle lahmacun harcı yapmak

daha çok artırılabilir örneklerle her geçen gün içinde kaldığımız terördür.

asıl büyük terör ise gdo lu ürünlerle soframızda yaşatılan terördür.