confessions

kolibandi

Yönetici  · 19 Temmuz 2013 Cuma

  1. toplam anlam 24524
  2. takipçi 3
  3. puan 25854

lev tolstoy

kolibandi
tam adı lev nikolayeviç tolstoy olan rus yazar.

1828 yılında yasnaya polyana da doğdu.

en bilindik kitapları anna karanina ve savaş ve barıştır.

1854 de kırım savaşına katılmış ve burada gördüklerinden yola çıkara Sivastopol isimli hikaye serisini yazmıştır.
1

hasan akar

kolibandi
Nur cemaatinin "Okuyucular" kolunda hoca olduğu ifade edilen kişidir.

Atatürk ve manevi kızı afet inan'a ağır hakaretten 18 gündür aranan ve bulunamayan kişi.

polisimiz destan yazdı denilen günler aklıma geliyor. demek ki polisimiz Ethem'i vururken destan yazdı, uğur kurt'u öldürürken destan yazdı, dilek Doğan'ı öldürürken destan yazdı ama mesele bu gibi insanlara gelince destanlar yazılamıyor?

emeklilik yaşının 70'e çıkarılması

kolibandi
çeşitli fikirlerle daha az tepki toplanarak giderilebilecek durumdur.

kişilerin emeklilik yaşını yükselteceğine çalışma koşullarına ayar çekilirse çalışanların 60 yaşını görme olasılığı azalır dolayısıyla 70 yaş olayı hiç konu edilmez.


örnekler:
1-50 yaş üstünü madenlerde çalışma zorunluluğu getirilebilir. 2-50 yaş üstü kişiler nükleer santral çekirdeklerinde çalıştırılabilir.
3- 50 yaş üstü kişileri hastanelerin röntgen bölümlerinde iş güvenliksiz çalıştırmak. ( ilgili bölümlerin mesai saatleri 12 saate çıkarılıp 3 günde bir nöbet yazılması koşulu ile)
4- ülkemizin parlayan yıldızı inşaat sektörüne daha çok eleman daha az iş güvenliği ile destek.


d smart

kolibandi
dolandırıcı satış elemanları ile satış yapıp sonrasından gelen ceza için eğer bizde kalacaksanız şu kadarını biz öderiz diyen kuruluştur.

hikayeyi anlatmadan şunu söyleyeyim.
interneti kötü, bağlantı kopuyor ya da hiç yok, var olan ise çok yavaş.
tv ise görüntü kalitesi dışında öyle aman aman bir şey değil. aman aman bir şey istiyorsanız ek paralar vermeniz gerekir.

bunları bilin ona göre d smarta geçin.

şimdi hikayemiz şu.
bir gün telefon gelir, kişi telekomdan aradığını ttnet abonelik sözleşmesinin bittiğini şu an sözleşme harici internet kullandığımızı ve ayın başında olmamıza karşın 112 tl lik bir kullanımımız olduğunu söyledi, eğer kullanmaya devam edersek bu fatura artacakmış.

bu görüşme sonunda konu Telekom uzantılı d smarta geliyor, internetiniz yine aynı kalacak yanında bir de tv kanalı diye başlıyorlar anlatmaya.

e adam telekomdan arıyor, internet aynı, tv de veriyorlar yenileyelim şu aboneliği diyorsun ve sihirli kelime ağızdan çıkıyor "kabul ediyorum".

3-5 gün içinde tv kurulumu için geliyorlar, sonra 1 haftaya internet geliyor. ay boyu internet kullanımında zorlanıyorsunuz, tv ise zaten hep belgesel arıyorsunuz ama şöyle aslanlı kaplanlı belgesel yok varsa yoksa zararlı böcekler, zararsız kelebekler....

sonra ttnetten bir fatura gelir 500 tl civarında. "bu ney lan" dersiniz ararsınız ttneti, der ki ttnet sözleşmenin bitmesine 1 yıl kala feshettiniz, bu da cezası. ararsınız d smartı dersiniz "la arkadaş hani benim sözleşmem bitmişti bana ceza kesmişler" d smartın da çok umrunda sanki cezanın 200 lirasını biz ödeyelim siz gerisini ödeyin diyor. onu da 2 yıla bölecekmiş. dedim sizi de iptal ediyorum, istemiyorum internet ya da tv.

tamam diyorlar hemen iptal işlemlerine başlayalım. deneme süresi olan 14 gün içinde iptal etmediğiniz için sözleşme feshi olacak 40 tl kutu, 50 tl mutu, 80 tl şuşu, 150 tl huhu bedeli toplam 350 tl + bir aylık kullanım bedeli olan 69 tl.

500 de ttnet e verdik.

yani efendim bizim ttnet ile sözleşmemiz falan bitmemiş, adamlar bildiğin dolandırmışlar bizi, o başta görüşmeler kayıt altına diyorlar ya dedim açalım dinleyelim şu kayıtları demiş misiniz sözleşmeniz bitiyor diye ses seda yok, sırf bu iş için işe gitmedim tüketici hakları için kaymakamlığa gittim, avukatla görüştüm, d smart yetkili bayisi ile kavga ettim derken interneti beraber kullandığımız kişi iptal ettirmekten vazgeçtiğini, ben çıkacaksam tek başına kullanacağını söyleyince ona da dellendim ama ne fayda, o kadar uğraş kavga hır-gür boşunaymış.

uzun uzun anlatmadım kısa kestim. siz siz olun sözleşmeniz bitti derlerse elinizdeki evraktan açın kontrol edin, arayın çalıştığınız kurumu siz de üzülmeyin.

not: belirtilen fiyatlar aslında küsüratlı ben aşağı yukarı yuvarladım.

ışığın bükülmesi

kolibandi
ortaokul ve liselerde öğretilen ışığın doğrusal olarak yayıldığı bilgisinin bazı durumlarda yanlış olduğunun ispatı olan durumdur.

evet ışık her zaman doğrusal yolla yayılmaz. çok büyük kütleli cisimler oluşturdukları kütle çekim kuvvetinin etkisi ile ışığı bükebilir. şimdi diyeceksiniz ki ışığın kütlesi mi var? bu tartışmalı bir konu anlatırız bir ara ama burada önemli olan ışığın bu kuvvet etkisi ile bükülmesi ve bu gerçekten oluyor.

güneş tutulması olduğu günlerde bazen bir yıldız iki tane görülebilir. bunun sebebi tam da bu durumdur.

özellikle avm lerdeki fıskiyelerde görmüşsünüz su alttan fırt diye fırlarken onunla beraber ışık da çıkar ve bükülerek yoluna devam eder. bu yukarıdaki bahsettiğim kütle çekim kuvvetinin etkisinden farklı bir durumdur ama ışığın bükülebildiğinin bir başka örneğidir.

Hubble teleskobu tarafından çekildiği iddia edilen aşağıdaki görüntü daha yeni servis edilmiş.

ha bunlar önemli mi derseniz bence değil, biz haremlik selamlık metro, yaz tatilinde okulların cemaatlere kiralanması, okunmuş fasülye, abdest bozmayan oje, vb. şeylerle uğraşıyoruz. bunlar daha da önemli çünkü.

2. el araba alınırken dikkat edilmesi gerekenler

kolibandi
içinde can olacağı, sahiplerin en sevdiklerinin rahatı mevzu olacağı için normalden çok fazla dikkat edilmesi gereken temel kurallardır.

ilk yapılacak iş 5664 e sms göndererek plakadan arabanın kaza durumunu sorgulamak olmalıdır. (ancak bu çok güvenilir değildir. şase numarası ile yapılan araştırma daha doğru sonuç verirmiş. ama bunun nasıl yapıldığını bilmiyorum)

aracın ne kadar yaktığını bilerek hareket etmek lazımdır. eğer size şehir içi 10 şehirler arası 6 demişlerse bence siz 12-8 şeklinde düşünün zarar etmezsiniz.

arabanın tavanının boyalı olmadığına da çok dikkat edenler var. tavan boyalıysa araba takla atmıştır, takla atan arabaya yanaşmayın diyenler çoktur. ama güneş yanığından ya da zamanla yıpranmadan kaynaklı da tavan boyası yapılmış olabilir.

bunlarla birlikte daha bir sürü detay vardır elbet. arabanın direklerine bakanlar arka koltukla ön koltuk arası mesafeye bakanlar, kliması, sunroofu, otomatik aynası, otomatik camı.... bu iş ayrı sanat dalı gibi.

son bir senede bir çok forum okudum. arabam yok, olsun istedim ama kafam çok karıştı. daha da çok karıştı.

2. el otomatik vites araba alacaklara tavsiyeler ise çok daha çetrefillidir.

2. el otomatik vites araba alacaklara tavsiyeler

kolibandi
2. el araba alınırken dikkat edilmesi gerekenlerin üzerine otomatik vitesten kaynaklı eklenmesi gerekenlerin listesidir.

bir kere araba tam otomatik mi yarı otomatik mi buna karar vermek lazım. ben yarı otomatiğin yokuşta kaydırma yaptığını tam otomatiklerin ise kaydırmadığını öğrendim.

yani tam otomatik almak istediniz ama yokuşta kaydırıyor bulaşmayın o arabaya.

otomatik arabaların en önemli yeri şanzumanıdır. o şanzumanda sorun olup olmadığına mutlaka baktırın. özellikle 10 yaş üzeri arabalarda sorunsuz bulmak çok zormuş.

bir de otomatik viteste japon arabalarını çok överler. nissan, honda, Toyota sağlam diyorlar.

piyasası manuel arabalardan 3-5 bin lira kadar fazladır. alırken fazla verdiğinizi satarken fazla alırsınız.

zamanda yolculuk

kolibandi
gelecekte başarılmış olması durumunda bugüne gelmesi muhtemel gelecek insanlarının bugünden başlayan bir kaos yaratacağı yolculuktur.

şöyle düşünmek lazım. zaman dediğimiz kavram ışık ile ilişkilidir. olaylar olması yayınlanan ışınlarla ortaya çıkar. bir olay olmuşsa ışın yayınlanır yani. gelecek dediğimiz şeyden henüz bir ışık yayınlanmamıştır dolayısıyla geleceğe gitme şansı yok geçmişe de yok sadece geçmişte yayınlanmış ışınların toplanıp geçmişten görüntü izleyebilme olasılığı var.

bel ağrısından kurtulmanın verdiği muhteşem mutluluk

kolibandi
bir sabah yataktan kalkıp ağrımayan bel karşısında duyulan inanılmaz mutluluktur.

inanmaz kendinizi yoklarsınız, eğilip kalkar, yerden bir şey alır hatta şınav çekersiniz yok bel ağrısı yoktur.

evet bende çok uzun bir süre o ağrıyı çektim, yatak değiştirdim, döşek değiştirdim, en pahalı en reklam şeyleri aldım geçmedi bel ağrısı. sonra yaşlı bir teyzenin altınıza ip battaniye serin demesiyle hayatım değişti.

şimdi bu teyzenin oğlu ve gelininde de aynı sorun varmış teyze bir yargan kılıfının içine basmış orlonu. kılıfın içi dolunca orlon içinde kayıp bir noktaya toplanmasın diye güzelce dikmiş ve 1-2 parmak kalınlığında bir döşek yapmış oğlu yatağının üstüne bunu serip çarşafı da üstüne atıp yatmış ohhhh mis.

bende orlon ile yapmak isterdim ama kılıfa orlon doldurup benzer bir ince döşek yapacak anne köyde aklıma daha öncesinden aldığım örme battaniye geldi. ikiye katlayınca yaklaşık 1 cm kalınlığında oluyor onu serip yattım bir kalktım offf ne güzel bir sabah.

tabii inanmıyor insan ilk anda. hani bilimsel dersler gördük ya bilimsel bir veri olmalı dedim gittim doktora. ortopediye dedim böyle böyle. doktor konu üzerine çok bilimsel bir açıklama yaptı. "nerde rahat ediyorsan orada yat". sonra bu konuda bir çalışma olmadığından varsa da haberinin olmadığından bahsetti.

neyse efendim yaklaşık 2 hafta oldu sadece pazar günleri (o da uzun süre yattığımdan dolayı herhalde) hafif bir ağrı ile uyanıyorum ama genelde ağrı olayı kesildi.

aklınızda bulunsun benim gibi gidip 2-3 bin lira verip yatak almadan önce bu yöntemi deneyim. belki bu şekilde çözersiniz sorunu, ilaçsız parasız.