confessions

kolibandi

Yönetici  · 19 Temmuz 2013 Cuma

  1. toplam anlam 26362
  2. takipçi 4
  3. puan 30782

istanbul'a suyu biz getirdik

kolibandi
mehmet tevfik göksu açıklamasıdır.

hepimiz biliyoruz ki rte refah partisinden belediye başkanı seçilmeden önce istanbul'da su yoktu. millet abdest almak için yakınlardaki derelere gidiyordu, içme suyu için eline aldığı Y harfine benzeyen odun dalları ile toprak altından su arıyor, su bulunca kuyu açıyordu.

sonra rp ile rte geldi, sonra akp geldi de evlere su geldi. hepsine teşekkürler.

https://www.mynet.com/ak-partili-tevfik-goksu-dan-flas-istanbul-secim-aciklamasi-110105339066

gazeteciyi evinin önünde dövenlerin yakalanıp serbest kalması

kolibandi
Yavuz Selim Demirağ'ın kısa süre önce yaşadığı durumdur.

bir programa katılan gazeteciyi program çıkışında takip etmiş şehir eşkiyaları ardından evinin önünde sopalarla hastanelik edene kadar dövmüşler. 6 kişi bir kişiye saldırmışlar. sonra yakalanmışlar demişler ki "trafikte takıştık". sonrası malum tabi. serbest bırakılmışlar.

adalet diyoruz değil mi? herkese lazım olacak.

ysk'nın istanbul seçimini iptal etme nedenleri

kolibandi
31 mart seçimlerinin istanbul büyükşehir belediye başkanlığı sonuçlarının iptal nedenleridir.

1. neden akp'nin itirazlarıdır.
2. neden akp'nin itirazlarıdır.
3. neden akp'nin itirazlarıdır.

mhp'nin söylediği bir şeyler var ama ilk üç neden yukarıda sıralanmıştır.

ysk da seçimi neden iptal ettiğini açıklamış. işin içinde oy hırsızlığı, sonuçlarda bir sakınca falan yok açıklamaya göre iptal sebebi özel bankalarda çalışan ve yine ysk tarafından göreve atanan ve (zorunlu olarak) sandık başkanlığı görevi yapan banka çalışanları. yani ysk onlar istemese bile özel bankalardan sandık görevlisi seçiyor, eğer görevi yapmazlar ceza kesileceğini söylüyor. bu nedenle onlar görev yapıyorlar sandıklarda sonra da onlar görev yaptı diye seçimleri iptal ediyor.

ee bu yıllardır böyle olduğuna göre önceki seçimlerin ve referandumların da iptal edilmesi gerekmiyor mu? mesela cumhurbaşkanlığı seçimi? hani şu mühürsüz pusulalar falan vardı ya? hatırladınız mı?

https://odatv.com/akpnin-yalan-kampanyasina-hap-gibi-cevaplar-12051946.html

arif melikov

kolibandi
1933 azerbaycan bakü doğumlu besteci.

nazım hikmet'in yoldaşı.

2018 yılında Rus-Türk İşadamları Birliği'nin (RTİB) verdiği Nâzım Hikmet Dostluk Ödülü almıştır.

bugün hayatını kaybetmiştir. anıları kavgalarda sürecektir.

edgar zambrano

kolibandi
venezuella'da abd destekli darbe yapmaya çalışan muhalif Ulusal Meclis (AN) 'nin Birinci Başkan Yardımcısı.

maduro talimatı ile savcılık harekete geçmiş ve gözaltına alınmıştır.

geçen hafta kendini başkan ilan eden guaido asker destekli bir darbe yapmaya kalkmış halk maduro'nun olduğu sarayın çevresini sararak darbeye izin vermemişti.

dördüz doğan çocuklardan birinin piç olması

kolibandi
bilimsel olarak olma olasılığı bilinmemekle birlikte normalde pek mümkün görülmeyen durumdur.

hadi biz buna çocuk demeyelim de zarf içindeki dört oy pusulası diyelim. aynı zarf içinde 4 tane pusula var. her birinde bir şeyler seçilen pusulalar. ailenin reisi bunlardan üç tanesini bağrına basıp evladım diye sahiplenirken içlerinden en gürbüz olanı reddediyor, gerekli yerlere sorarak onun kendi evladı olmadığını ispat etmeye çalışıyor.

hadi diyelim ki dediği doğru peki diğer üç çocuğun sana ait olduğunu nereden biliyorsun? hepsini geçtim çocukların annesini diyorum o ne kadar güvenilir, sen gürbüz ve güzel olan çocuğun senin olmadığını iddia ederek onların annesini de kötülediğinin farkında değil misin?

bunu da geçtim. bu saatten sonra sana sorumluluğundaki zarfa bile sahip olamayan, beceriksiz, iş bilmeyen kişi gözüyle bakılmaz mı? sen hangi yüzle çıkıyorsun insanların karşısına.

o dört çocuğun ya dördü de senin ve sen çocuklarının annesine iftira atacak kadar kötüsün ya da çocukların dördü de senin değil ve sen tamamıyla güvensiz bir eşle ilişki yaşıyorsun.

türkiye'yi dünya'ya rezil etmek

kolibandi
ülkesini seven hiçbir türkiye cumhuriyeti vatandaşının düşünmeyeceği, istemeyeceği hatta bunu yapanı gördüğünde ihanetinden kaynaklı en ağır şekilde cezalandıracağı durumdur.

uluslararası platformlarda hep saygın bir yerde olmuş olan, bir çok ülkenin girmek için uğraştığı bazı kuruluşlara eşi benzeri olmayacak şekilde davet edilerek dahil edilen büyük ve güçlü türkiye cumhuriyeti devletidir.

bu devleti demokrasinin koşulu olan bazı şartları yok sayarak, halkın fikirlerini ve seçimlerini görmezden gelerek, cumhur'un yönetimini diktaya dönüştürecek düzenlemeler yaparak, kötü duruma düşürmek hiçbir vatanseverin kaldıramayacağı bir durumdur.

hatta işçi ölümlerinin ardındaki patronları kurtarmak için kırk takla atmak, adalet, eğitim, güvenlik gibi önemli konuları dünyanın en güvenilmez, en kötü haline dönüştürmek, bu bir çok alanda uluslararası standartların en dibinde olmak, yabancı yatırımcının kaçtığı, yerli üreticinin yerlerde süründüğü, tarım ve hayvancılığın bitip yabancı ülkelerden ithal edilen et ve tarım ürünlerinin tüketildiği bir türkiye ülkesini seven her birey için kabustur.

neyse ki ülkemizde böyle durumlar yoktur. evet beceriksiz muhalefet ülkeyi dünyaya rezil etmeye çalışıyor olabilir ama yer mi avrupa çocuğu. onlar da biliyor bizim ne kadar güçlü olduğumuzu.

kimse uğraşmasın, yabancıların, dış mihrakların ve içimizdeki irlandalıların oyunlarına gelmesin.

ali yerlikaya

kolibandi
istanbul'un hem valisi ve hem belediye başkanı olan kişidir.

acaba çift maaş mı alacak. evet standart bir düşünce bu kabul ediyorum ama ilk aklıma gelen bu oldu. sonra da coca cola ve fanta arasındaki ilişkiyi öğrendi mi diye sordum kendi kendime. eğer öğrenememişse vay halimize.

istanbul'da

kolibandi
pinhani'nin 2006 yılında çıkardığı inandığın masallar adlı albümündeki şarkıdır.

sözleri :
Yol kenarında oynayan çocuklar gibi
Topum kaçtı bugün yola
Evin önünde sulanmayan çiçekler gibi
Başım düştü saksıma
İstanbul'da kimim var?
Kimin için bu toz duman?
İstanbul'da neyim var?
Ne kaldı ki kalabalıktan?
Kaçamayıp da saklanan kedicikler gibi
Sığındım senin sıcaklığına
Sevemiyorsan İstanbul'u benim gibi
Kaçalım yine bozkırlara
İstanbul'da kimim var?
Kimin için bu toz duman?
İstanbul'da neyim var?
Ne kaldı ki kalabalıktan?
Yere düşünce kırılmayan bir oyuncak gibi
Alıştım ben yuvarlanmaya
İstanbul'da
İstanbul'da
Ne kaldı ki?
2 /