trt'nin osman öcalan'la röportaj yapması

kolibandi
23 haziran seçimleri öncesi kürt seçmen üzerindeki etkisini artırmak için yoğun çaba içerisine giren akp'nin apo'nun tavsiye mektubundan sonra diğer taraftan gerçekleştirdiği eylemdir.

ben o röportajı okumadım ya da dinlemedim. hem apo ne kadar terörist ise kardeşi osman da öyle değil mi? teröristin devlet kanalından propagandasını mı izleyeceğim.

her zaman olduğu gibi devlet benden farklı düşünmüş. osman öcalan'la röportaj yapmış. derken rte'nin "osman öcalan'ın arandığından haberim yoktu" açıklamasını gördüm. yani osman öcalan'ı sıradan bir vatandaş sanıyormuş herhalde rte. hatta adamın kırmızı bültenle arandığını bilmiyormuş. ne diyelim?

şunu diyelim bence. devlete memur olmak için tüm aşamaları geçmiş atanmış ama güvenlik soruşturmasında "okul arkadaşı x örgütünden cezaevine girmiş demek ki bu da terörist" diye insanların hayalleri ile oynuyorsunuz ya (ki bu olay da osman öcalan'ın arandığını bilmediğini söyleyen rte tarafından çıkarıldı) ne diyelim size.

artık öğrendiniz arandığını. zaten bilmemek değil öğrenmemek ayıp. hatta bence ara ara emniyet tarafından arananlar, başına ödül koyulanların listesi olan bir internet sayfası var. hem de resmi bir site. orayı incelemenizi de tavsiye ederim. en azından göz aşinalığı olur.

https://odatv.com/reytingleri-yukseltmeyi...-26061940.html

cinsellik erkeğin hakkı kadının görevidir

kolibandi
geri kalmış çoğu toplumda var olan bir bakış açısıdır.

bu toplumlar içinde kadın 2. sınıf olarak yaşamaya mahkum edilmiş, cinsellikten zevk alması, bunu en az bir erkek gibi yaşaması durumunda kadın için farklı düşünceler yaşatılmasına neden olmaktadır.

erkek kendinde hak olarak gördüğü cinselliği zaman zaman başka kadınlarla bile yaşayabilmekte ve bunun sonucunda küçük bedeller ödeyerek oluşabilecek olumsuz süreçlerden kurtulabilmekte iken benzer tavrı kadının sergilemesi onun toplum içinde dışlanmasına kadar varan büyük cezalarla karşılaşmasına sebep olur.

kadının ilişki anında erkekler kadar zevk alması ya da erkekler kadar cinselliğe düşkün olması bu toplumlarda sorun olarak düşünüldüğü için bazı afrika toplumlarında kadınların sünnet edilmesi ile karşılaşılmaktadır.

kısacası kadına erkeğin cinsel açlıklarını kapatmakla yükümlü görevli olarak bakılmıştır. kadının herhangi bir zevk almasına ya da ilişkiyi isteyip istememesine gerek yoktur. korunmaya muhtaç olduğu için erkek onu koruyan ve belki de bu nedenle onun üzerinde tüm haklara sahip, onu tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanan bir sahip konumuna gelmiştir.

gelişmiş toplumlardaki "eş" kavramının getirdiği eşitlikler bu toplumlarda yadsınmıştır. erkekle her alanda eşit haklara sahip olan ve haklarını kullanan kadınlara bu toplumlarda kötü bakılır ve onların eninde sonunda cezalandırılacağı düşünülür.

mevlüt demiryay

kolibandi
1965 niğde ulukışla doğumlu tiyatrı ve sinema sanatçısı.

biz onu olacak o kadar'daki paradilerden biliyoruz. en bilindik tiplemesi mevlüt usta'dır.

bugün 54 yaşında aramızdan ayrılmıştır. ruhu şad olsun.

23 haziran 2019 istanbul büyükşehir belediye başkanı seçimi

kolibandi
binali yıldırım öznelinde akp'nin hezimete uğradığı, ekrem imamoğlu'nun %54 oy oranı ile yeniden başkan seçildiği seçimdir.

1994 yılında rte'nin belediye başkanı seçilmesinden sonra ilk defa bir chp- iyi parti (millet ittifakı) başkan seçilmiştir. sonuçların açıklanması itibari ile çok çeşitli düşüncelerden bir çok insan sokaklara dökülmüş eğlenceler yapmış, halaylar çekmiştir.

aradaki fark 13000 civarı iken bu farkla seçim kazandık diyemezsiniz diyen akp'ye halk güzel bir yanıt vermiştir. fark sekizyüzbinin üzerine çıkmıştır.

binali yıldırım sonucun açıklanmaya başlandığı dakikalarda rakibini tebrik etmiştir. türkiye demokrasi tarihi için önemli bir dönüm noktası olmuştur.

resmi kurumlarda çalışan beceriksiz memurlar

hacarap
liyakat kavramının ne kadar önemli olduğunu ispat etmek için var olan memurlardır.

bu beceriksiz memurların iş bilmezliği, vurdumduymazlığı ya da sorumsuzlukları işlerin yavaş yürümesine ya da yürümemesine, devlet denen kavramın kurumlarıyla birlikte çürüdüğü düşüncesinin doğmasına neden olmaktadır.

kısa süre önce yaşanan bir olay:
şubat ayında öğretmen olarak atanan bir öğretmenimizin evrakları güvenlik soruşturması nedeni ile oradan oraya gönderilmekte, evrağının akıbetini soran öğretmenimize hiçbir bilgi verilmemektedir. (soruşturmanın gizliliği bahane edilerek böyle söyleniyor ancak istediği bilgiyi istediği an alan başka öğretmenler de var) bu nedenle evrakların emniyetteki sürecine dair bir şey söyleyemiyorum. daha sonra evrakların emniyetteki güvenlik soruşturmasından geçemediği o nedenle bakanlık komisyonu tarafından görüşülmesi gerekliliği söyleniyor.

(Atama çıkmasından yaklaşık 2,5 - 3 ay sonra)

işte bizim muhteşem memurlarımız burada devreye giriyor. x ilinin y ilçesine atanan öğretmenimiz ilçe mem'den evrağı ile ilgili bilgi alıyor. ilçe mem evrakların il mem'e gönderildiği bilgisini veriyor. il mem evrakların kendisine iletilmiş olması durumunda kısa sürede dijital olarak bakanlığa gönderildiği bilgisini veriyor.

öğretmenimiz evraklarının bakanlık tarafından komisyonda görüşüleceği düşüncesi ile beklemeye başlıyor.

(atamadan sonraki 4. ay içinde)

bakanlık sürekli aranıyor ama ulaşmak mümkün değil telefon çalıyor, çalıyor ama açılmıyor. sonra bir haber geliyor. evrakları bakanlığa giden öğretmenlerin atama kararları açıklanıyor. ama açıklanan listenin içinde öğretmenimizin adı yok. hemen diyorlar ki evrakları geç giden öğretmenler sonraki komisyona kaldılar. haftaya görüşülecek.

haftaya oluyor, bakanlık aranılıyor, aranılıyor ama açan yok.
derken bakanlıktan biri telefonu açıyor. öğretmenimiz bilgilerini verip evrakının akıbetini soruyor. bakanlık diyor ki sizin evrakınız bakanlıkta değil, buraya gönderilmemiş. siz bu durumu il mem e sorun.

hopbalaaaaaa.

öğretmenimiz hemen x ilini mem'i arıyor. mem'deki memur evrakınız bize gelmemiş ki biz gönderelim. siz y ilçesini arayın.
öğretmenimiz y ilçesini arıyor, diyorlar ki "olur mu öğretmenim gönderdik" sonra tekrar x aranıyor. diyorlar ki evet göndermişler ama başına "ben beceriksiz bir memurum" yazmadıkları için evrak ilgilisine gitmemiş, o nedenle biz de bakanlığa göndermemişiz.

elleri titriyor öğretmenimizin tekrar ilçeyi arıyor. ilçe evet bir hata olmuş ama kim yapmış bilemiyoruz, merak etmeyin en kısa sürede çözeceğiz.

evet öğretmenimiz 4 aydır 2 memurun ellerindeki evrakları yüzünden onca yıl okuduğu, eğitimini aldığı çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden bile nefret eder duruma geliyor.

tekrar bakanlığı arıyor. memur bugün evrak elimize ulaşırsa önümüzdeki günlerde toplanacak komisyona yetiştiririz. "önümüzdeki günlerde?" yani o da belli değil. 1 dönem gitti. okullar tatil oldu, öğretmenler seminerlere başladı, haftaya o da bitecek, hala komisyonun toplanması süreci bekleniyor daha da vahimi komisyona verilecek evraklar ortada yok.

neden?

çünkü memurumuz evrakı eksik göndermiş. evrakları dijital olarak gören memur da gönderene "yahu bu evrak eksik gelmiş" dememiş.

görevini layığıyla yapan tüm memurlara saygım sonsuz ancak bu tip işini savsaklayan, beceriksiz, vasıfsız ve orada olmayı hak etmeyen kişiler için diyebileceğim çok şey var. adam yılların öğretmeni, özel eğitim kurumlarında zengin çocuklarına değil Türkiye'nin herhangi bir yerindeki halkın çocuklarına eğitim vermek için evini, barkını bırakıp gitmeyi hatta kendi çocuklarını o koşullarda diğer çocuklarla birlikte yetiştirmeyi planlarken bu iş bilmezler yüzünden tüm düşünceleri uçuyor.

her kurum böyle midir bilmiyorum ama meb de çalışan bu memurlar öğretmenimizin bütün hevesini kırmış, yazık etmişler onca emeğe.

seyhan soylu

kolibandi
ameliyatla cinsiyet değiştirmiş olan kadın. nam-ı diğer sisi.

1937 istanbul doğumludur.

28 şubat darbesinde de aktif rol aldığını iddia edenler var.

geçtiğimiz günlerde rte yenilenen istanbul seçimleri için oyunuzu ya yıldırıma verirsiniz ya da sisi'ye diye açıklama yaptıktan sonra akla gelmiştir.

hala yaşıyorsa ömrü uzun olsun, yaşamıyorsa ruhu şad olsun.

seddar yavuz

kolibandi
ordu valisidir. 1967 eskişehir doğumludur. 4 çocuk babasıdır.
bir 23 nisan konuşmasında "atatürk'ü çok abartmaya gerek yok" demesiyle de bilinir.

ekrem imamoğlu ve beraberindeki milletvekillerinin ordu giresun havalimanında vip bölümünü kullanmalarına izin vermeyişi ve orada çıkan tartışmalar sayesinde tanınmıştır.

imamoğlu'nun ona küfrettiği söylenir. tabi bunu duyan rte daha seçilmeden imamoğlu'nu görevden almakla tehdit ediyor.

şimdi de chp ordu milletvekili kendisi hakkında soru sormuş meclise. şimdilik bir şey olmayacağı kesin ama niye altın adını pul ediyor ki?

the marmara otel

kolibandi
taksim meydanda bulunan oteldir.

düne kadar kimsenin umrunda olmayan bir otelken bugün sahibinin kim olduğundan internetteki puanına kadar bir çok şeyi konuşulmaktadır.

neden mi?
çünkü bu otel ismail küçükkaya ile ekrem imamoğlu'nun buluşmasının görüntülerini yayınlamış. imamoğlu ile yıldırımın tv de biraraya gelmesinin öncesinde meydana gelen bubuluşma yıldırım taraftarları tarafından çok tepki çekmiş, imamoğlu ve küçükkaya'nın kendilerine kumpas kurduğunu ileri sürerek bu durumu seçim propagandası haline dönüştürmüştür.

olayı hatırladıktan sonra otele dönelim.

taksimde bulunan ve sahipleri olan aile ibb'nin müteahhitlerinden olan otel özel hayata dair görüntüleri basına verdiği için eleştiriler almaktadır. bundan kaynaklı olarak da internetteki puanı da düşmüştür.

imamoğlu ile küçükkaya'nın görüşmesini tv ye servis eden otel şiddet mağduru kadınların görüntülerini ise "kamara bozukmuş o anları çekmemiş" bahanesi ile vermemekte verse bile o anlara dair görüntüleri silmektedir. bunu da unutmamak lazım.

hasan bilgin

kolibandi
ankara üniversitesi veterinerlik fakültesi öğretim görevlisi.

üniversitede bir öğrenciye (ya da başka bir akademisyene-ya da veterinere, mağdurun sıfatı hiç önemli değil) tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklanan, sonra serbest bırakılan, sonra üniversiteden emekliliğini isteyen kişi.

kadın örgütleri ve öğrencilerin sürecin ve olayın takipçisi olarak peşini bırakmadığı kişi.